Narsisistik kişilik yapısı


Başlıca özelliği ergenlik ve ergenlik sonrasında başlar, değişik durumlarda ortaya çıkar. Üstünlük duygusu beğenilme gereksinimi ve empati (Başkalarının isteklerini, duygularını, ne hissettiğini anlayabilme, kendini onun yerine koyabilme yetisi) yapamama ile oluşan bir bozukluktur.

 

Bu insanlar kendilerinin çok önemli olduğunu hissederler. Kendilerini olduklarından daha yetenekli ve önemli görüp, başarılarıyla öğünürler. Gösterişe düşkündürler. Başkaları için çok önemsendiklerini düşündükleri için bekledikleri övgü gelmeyince şaşkına dönerler. Kendi başarılarında diğer insanların katkılarını görmezden gelirler. Sıklıkla sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik ya da kusursuz sevgi hayalleri kurarlar. Kendilerini meşhur ya da ayrıcalıklı insanlarla karşılaştırılar.

 

Narsisistik Kişilik Bozukluğu olan kişiler üstün, özel, eşi bulunmaz kişiler olduklarına inanıp başkalarının da öyle görmesini beklerler. Kendilerinin ancak özel ve yüksek konumdaki kişilerce anlaşılacakları ve seçkin kişilerle ilişki başlatacaklarını düşünürler. İlişkide oldukları kişiler “eşi bulunmaz”, “mükemmel” ya da “üstün yetenekli” olarak tanımlarlar. Sıradan vasat buldukları insanların, kendi üstün ihtiyaçlarını, özel değerlerini anlayamayacaklarından emindirler. İlişkiye girdikleri kişilere yükledikleri, yüceleştirdikleri değerler yoluyla kendi benlik saygılarını güçlendirirler (yani ayna tutarlar).

 

Hep “en yukarıdaki” kişilerle (genel müdür, profesör, paşa v.b. )ve en iyi kurumlarla ilişki kurmakta ısrarcıdırlar. Birisi kendileri hayal kırıklığına uğratırlarsa değerlendirmesini değersiz bulurlar. Bağlı bozukluğu olan kişiler çok beğenilmek isterler. Benlik saygıları çok kırılgandır. Sürekli başkalarının kendilerini ne kadar iyi değerlendirdiğinin üzerinde dururlar. Bu durum da beğenilme ve ilgi görme içindir.

 

Bir yere gidince büyük bir çoşkuyla karşılanmayı bekleyip, sahip olduklarına herkesin imrenmediğini görürlerse çok şaşırırlar. Özel davranılmayı bekledikleri için bunu göremezlerse şaşırırlar ya da öfke duyarlar. “Çok önemli işleri” için sıraya girmeyi düşünemezler. Diğer insanlar onlara saygı gösterip sırasını vermeli diye düşünüp, bu olmazsa sinirlenirler. Başkalarının isteklerine ve ihtiyaçlarına hiçbir duyarlılık göstermedikleri için bilerek ya da bilmeyerek başkalarını kendi çıkarları için kullanırlar ve sömürürler.

 

Birşey istediklerinde, bunun karşı taraf için ne anlama geldiğini düşünmeden karşılanmasını beklerler. Örneğin başkalarının, kendilerini, onların işlerine adayıp aşırı çalışmalarını beklerler. Karşıdaki bu durumda ne hissediyor, bunu düşünmezler. Karşılarındaki kişiden yararlanıyorlarsa , amaçlarına ulaşmalarını kolaylaştırıyorsa ya da benlik saygılarını güçlendiriyorsa, duygusal ilişkiye girerler. Çok özel davranış görmeyi, buna hakları olduğunu, ayrıcalıklı kişiler olduklarını düşündükleri için çoğu kez zorlamalarda bulunup, özel kaynakların yaratılmasını beklerler.

 

Empati kelimesini hiç duymamış gibidirler. Başka kişiler bütün olarak onların iyilikleri ile ilgili olarak vardır, diye düşünür ve hareket ederler. Kendi kaygıları ile ilgili gereksiz ayrıntıları tartışırlar. Karşılarındakinin önemli bir kaygısını dahi paylaşıyor olsa hor gören bir biçimde sabırsız ve hoşgörüsüz olurlar. Cümlelerinin başkalarını incittiğinin farkına varmazlar. Örneğin çok hasta bir kanser hastasının önünde ne kadar hoş bir tenis maçı yapıp, hayatın, yaşamanın güzelliğinden konuşabilirler. Başkaları isteklerini ve gereksinimlerini söylediğinde eleştirir bir tutumla; bunların zayıflığın, başarısızlığın, küçük beyinli düşünmenin birer belirtisi olarak algılarlar.
Narsisistik Kişilik Bozukluğu olan kişilerle ilişkiye girenler, bu kişilerdeki duygusal soğukluğu ve karşı ilgi yoksunluğunun olduğunu görürler.Bu kişiler çoğu kez başkalarını kıskanırlar ya da başkalarının kendilerini kıskandığını düşünürler. Diğer insanların başarılarında ve sahip oldukları şeylerde gözleri kalır. Bunları onlara çok görürler ve onların elde ettikleri bu başarılara , beğeniye yada ayrıcalıklara kendilerinin layık olduğunu düşünürler. Özellikle başkalarının kendi başarılarındaki katkılarını kaba bir şekilde değersizleştirmeye çalışırlar. Bu kişilerin küstah ve kendini beğenmiş davranışları vardır. Çoğu kez züppeliğe varan, tepeden bakan ya da patronluk taslayan tutumlar sergilerler.

 

Eşlik eden bozukluklar

 

Eleştiri ve yenilgi karşısında “yaralanmaya” çok duyarlıdırlar. Dışardan göstermeseler de, eleştirildiklerinde rezil olmuş, alçalmış, çökmüş ve boşlukta hissedebilirler. Öfkeyle, hor görerek, cüretkar bir saldırıya geçerler. Bu yaşantılar çoğu kez toplumdan uzaklaşmalarına ya da üstünlük duygularını maskeleyebilen bir yumuşak başlılığa yol açar. İlişkileri bozuktur. Tutkuları ve kendilerine güvenleriyle üstün başarı sağlayabilirler ama en ufak bir eleştiriye ve yenilgiye gelememeleri, başarılarını sürdürmelerini engelleyebilir. Rekabete dayalı, risk alma konusunda isteksiz olduklarından mesleki başarıları düşük kalabilir. Sürekli utanç ya da aşağılanmış olma duygularına ve yanında özeleştiriye, toplumdan uzaklaşma, depresif duygudurum ve Distimik (Bakınız Distimik Kişilik Bozukluğu) ya da Majör Depresif Bozukluk ( Bakınız Majör Depresif Bozukluk ) eşlik eder. Tersine üstünlük duygusu taşıdıkları dönemlerde, Hipomanik (Bakınız Manik Atak) bir duygudurumu eşlik edebilir.

 

Histerionik, Borderline, Antisosyal ve Paranoid Kişilik Bozukluğu ile birlikte görülebilir.


Narsistik özellikler ergenlerde sık görülür. Bu yaşlarda narsistik özelliklerin görülmesi, Narsisistik Kişilik Bozukluğu geliştireceği anlamına gelmez.

Narsisistik Kişilik Bozukluğu olan kişiler yaşlanma sürecinin getirdiği fiziksel ve mesleki sınırlamaların başlamasına uyum sağlamada zorlanabilirler.

Bu tanıyı alanların % 50 – 75’i erkektir. Genel toplumda % 1’den az görülür.

Newlife Danışmanlık Copyright © 2019
    Web Tasarım: Vizly.Com